Toplumun Aynasında Bir Din Adamı: Mehmet Görmez ve Görev Yıllarına Sosyolojik Bir Bakış Toplumsal yapıları ve bireylerin etkileşimini anlamaya çalışan bir araştırmacı olarak, bazen bir kişinin görev süresi, bir toplumun değerleri ve dönüşüm dinamikleri hakkında bize derin ipuçları verir. Türkiye’nin dini, kültürel ve toplumsal yapısında önemli bir figür olan Mehmet Görmez, 2010-2017 yılları arasında Diyanet İşleri Başkanı olarak görev yaparken, yalnızca bir bürokrat değil; aynı zamanda toplumun inanç, ahlak ve kimlik tartışmalarında belirleyici bir aktör olmuştur. Bu yazı, onun görev yıllarını bir tarih sıralaması olarak değil, toplumsal yapıların cinsiyet, norm ve kültürel pratikler açısından yeniden üretildiği bir süreç olarak ele…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Hobi Gravür Seti Ne İşe Yarar? Öğrenmenin Sanatsal Boyutuna Pedagojik Bir Bakış Bir Eğitimcinin Gözünden: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Bir eğitimci olarak her zaman şunu düşünürüm: öğrenme sadece bilgi edinmek değil, aynı zamanda kendini keşfetmenin sanatsal bir sürecidir. Elin bir malzemeyle, zihnin bir fikirle, kalbin bir anlamla buluştuğu an — gerçek öğrenme işte orada başlar. Hobi gravür seti tam da bu buluşmayı mümkün kılan araçlardan biridir. Çünkü o, yalnızca bir sanat materyali değil, aynı zamanda öğrenme sürecinin somut bir modelidir. Bir taşın, metalin ya da ahşabın yüzeyini işlerken kişi yalnızca bir desen oluşturmaz; aynı zamanda kendi sabrını, dikkatini, odaklanma becerisini ve…
Yorum BırakMerhaba sevgili okur, bugün seninle birlikte bir büyük ismin kimliğini, geçmişini ve toplumsal yansımalarını irdeliyoruz: Kalyon Grup nereli? Ama bunu sıradan bir “firma kimdir, nerede kuruldu?” yazısıyla değil—toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve adalet ekseninde bir merakla, bir davetle… Aynı zamanda seni düşündürmeye ve yorumla bu tartışmaya katılmaya davet ediyorum. Kalyon Grup’un Coğrafyası: Nerede Başladı, Nerede Duruyor? Kalyon Grup’un resmi kaynaklarına bakarsak, bu şirketin kökleri Türkiye’ye dayanıyor. :contentReference[oaicite:0]{index=0} Kuruluş hikâyesi, 1974’te Gaziantep’te “Kalyon İnşaat” adıyla başlıyor. :contentReference[oaicite:1]{index=1} Şu anda genel merkezi İstanbul’da, Beykoz tarafında bir adresle kayıtlıdır. :contentReference[oaicite:2]{index=2} Yani “Kalyon Grup nereli?” sorusunun ilk cevabı: Türkiye kökenli, yerel atılımla büyümüş bir holding.…
Yorum BırakGrafikerlik Kaç Yıllık? Sanat, Teknoloji ve Eğitimin Kesişiminde Bir Meslek Grafikerlik, günümüzün dijital çağında en dinamik, en yaratıcı ve aynı zamanda en rekabetçi mesleklerinden biri haline gelmiştir. Ancak bu mesleğin geçmişi, yalnızca bilgisayar ekranlarıyla başlamaz. Grafikerlik, kökleri matbaacılığa, afiş sanatına ve tipografiye kadar uzanan uzun bir tarihsel süreçten doğmuştur. Bugün, “grafikerlik kaç yıllık?” sorusu sadece bir eğitim süresini değil, aynı zamanda bir mesleğin kültürel evrimini anlamayı da gerektirir. Grafikerliğin Tarihsel Arka Planı El Sanatlarından Dijital Dünyaya Uzanan Bir Yol Grafik tasarımın temelleri, 15. yüzyılda Johannes Gutenberg’in matbaayı icat etmesiyle atılmıştır. Bu buluş, görsel iletişimin kitlesel bir biçimde yayılmasını sağladı. 19.…
Yorum BırakHokand Şehri Kim Tarafından Kuruldu? — Tarihi “Kurucu” Avcılığının Kör Noktası Şunu peşin söyleyeyim: “Hokand şehri kim tarafından kuruldu?” sorusuna tek isimli, tek cümlelik bir cevap aramak; Orta Asya tarihini TikTok süresine sıkıştırmak gibi. Şehirlerin kaderi, tek bir kurucuya indirgenecek kadar basit değildir. Hokand’ın hikâyesi; ortaçağ izleri, yıkımlar, yeniden kuruluşlar ve hanedan rekabetleriyle örülü bir palimpsest. Gelin, bu basit görünen sorunun arkasındaki karmaşayı birlikte didikleyelim. Kısa cevap: Hokand (Kokand), en az 10. yüzyıla uzanan bir yerleşmenin (Khavakand/Havokand) üzerinde yükseldi; bugünkü şehir dokusu ise 1732’de inşa edilen bir kale etrafında şekillendi. Hanlığın siyasi kurucusu Ming kabilesinden Şâhruh Biy’dir (1709), kaleyi/başkenti tahkim…
Yorum BırakBok Böceği Neden Kutsal? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüyle Bir Simgenin İzinde Bir eğitimci olarak, öğrenmenin yalnızca bilgi edinme süreci olmadığını her gün yeniden hatırlıyorum. Öğrenmek; algıların dönüşmesi, anlamın yeniden inşası ve bireyin kendini dünyaya farklı bir gözle bakmaya açmasıdır. Öğrenme, tıpkı doğadaki döngüler gibi sürekli bir yenilenme sürecidir. Bugün bu dönüşümün en ilginç sembollerinden biri olan bok böceği üzerine düşünelim. “Bok böceği neden kutsal?” sorusu, aslında insanın doğayı nasıl anlamlandırdığına ve bu anlam üzerinden kendi öğrenme dünyasını nasıl kurduğuna dair derin bir yolculuğa davettir. — Bir Böcekten Öğrenmek: Doğanın Sessiz Öğretmeni Bok böceği, doğada atık maddeleri toprağa taşıyarak ekolojik dengeyi korur.…
Yorum BırakToplumsal Yapıların Görünmeyen Emeği: Aile Hekimliğinde Temizlik Personeline Kadro Verilecek mi? Bir Gözlemcinin Hikayesiyle Başlayalım Saha araştırmalarım sırasında, aile hekimliği birimlerinde sabahın erken saatlerinde işe başlayan kadınları gözlemlemek beni her defasında derin düşüncelere sürükler. Bu kadınlar, çoğu zaman “temizlik personeli” olarak adlandırılır ama aslında bir kurumun görünmeyen düzeninin taşıyıcılarıdır. Ellerinde temizlik malzemeleri, sessizce çalışırken yalnızca fiziksel bir alanı değil, aynı zamanda toplumsal bir düzeni de yeniden kurarlar. Fakat bu emek, çoğu zaman “kadro” gibi yapısal güvencelerden mahrum bırakılır. Toplumsal Normların Gölgesinde Görünmeyen Emeğin Hikayesi Aile hekimliği sistemi, toplumun sağlıkla olan bağını düzenleyen en temel yapılardan biridir. Ancak bu yapının içinde…
Yorum Bırak3 Nezaket Kuralı Nedir? Edebiyatın Diliyle İnsan Olmanın İnceliği Bir Edebiyatçının Kaleminden: Kelimelerin Zarafeti Üzerine Kelimelerin bir ruha sahip olduğuna inanırım. Onlar yalnızca anlam taşımaz; bir kültürü, bir çağın duygusunu ve insanın içsel zarafetini yansıtır. Nezaket de bu kelimelerden biridir. Yüzyıllar boyunca edebiyat, insanın hem iç dünyasını hem de toplumla ilişkisini anlamlandırmaya çalışırken; nezaket, karakterlerin vicdan aynasında parlayan en saf duygulardan biri olmuştur. “3 nezaket kuralı nedir?” sorusu, aslında “insan olmanın üç temel yolu nedir?” demektir. Edebiyatın içinden geçerek, bu kuralları hem sözcüklerin hem de duyguların süzgecinde yeniden okumak mümkündür. 1. Kural: Dinlemeyi Bilmek — Sessizliğin Edebi Gücü Nezaketin ilk…
Yorum Bırak[](https://profdrserhantuncer.com/gidi-tedavisi-gidi-estetigi/?utmsource=chatgpt.com) Gıdı Ameliyatı Zor Mu? Estetik Cerrahinin Derinliklerine Yolculuk Bir Filozofun Bakış Açısıyla: Estetik ve Varlık Arasındaki İlişki Felsefenin temel sorularından biri, insanın varoluşunun ve görünümünün ne anlama geldiğidir. Estetik cerrahi, bu soruya somut bir yanıt arayışıdır. Gıdı ameliyatı, yüzün alt bölgesindeki fazlalıkların giderilmesiyle daha belirgin bir çene hattı elde etmeyi amaçlar. Ancak bu süreç, yalnızca fiziksel bir değişim değil, aynı zamanda bireyin kendilik algısının da dönüşümüdür. Peki, bu estetik müdahale, bireyin varlık anlayışını nasıl etkiler? Gıdı Ameliyatının Tarihsel Arka Planı Gıdı estetiği, modern tıbbın bir ürünü olarak gelişmiştir. İlk başlarda, yaşlanma…
6 YorumGök Yüzü Nasıl Yazılır TDK? Dilin ve Varlığın Arasında Bir Felsefi Yolculuk Bir filozof için her kelime, bir evrenin kapısıdır. “Gök yüzü” dediğimizde, yalnızca bir kelimeyi mi konuşuruz, yoksa göğe bakarken hissettiğimiz sonsuzluğu mu? Dil, insanın dünyayı anlamlandırma biçimidir; o yüzden yazım kuralları bile, yalnızca gramer değil, bir düşünme biçimidir. Bu yazıda, basit görünen bir sorunun ardında yatan derinliği arayacağız: “Gök yüzü nasıl yazılır?” TDK ne der, dilin felsefesi neyi ima eder, biz hangi anlamda “göğe” bakarız? TDK’ya Göre Doğru Yazım: “Gökyüzü” Türk Dil Kurumu’na göre kelimenin doğru yazımı “gökyüzü” şeklindedir; yani bitişik yazılır. Bu, iki kelimenin (gök + yüz)…
4 Yorum